peribebek  
şifremi unuttum Şifremi Unuttum
ANASAYFA   ANNE VE ÇOCUK   GÜZELLİK   MODA   MAGAZİN   DEKORASYON   GURME   SAĞLIK   İLİŞKİLER   DİYET    ASTROLOJİ   GEZİ   FORUM   VİDEOLAR

Kimdir ?
Aşkım Tan
http://www.peribebek.com/askimtan
askimkara2002@yahoo.de
12 Aralık 2013

Diğer Yazıları
VURUN KAHPEYE!

Halide Edip Adıvar’ın kaleme aldığı, Aliye adlı bir köy öğretmeninin gittiği kasabada modern ve güzel görüntüsü nedeni ile başından geçen zorlukları ve hazin sonunu anlatan bu hikâyeyi eminim pek çoğunuz okumuştur. Aliye, bu hikâyenin sonunda köy halkı tarafından kendisini savunmasına izin verilmeden taşlanarak “vurun kahpeye” nidaları ile öldürülür ve son nefesinde bile şu sözler dökülür dudaklarından: “Toprağınız toprağım, eviniz evim; burası için, bu diyarın çocukları için bir ana, bir ışık olacağım ve hiçbir şeyden korkmayacağım; vallahi ve billahi! ”

Yukarıda sizlerle paylaştığım kurgulanmış ve 1923 yılında basılmış olan bir romandı sadece. 1923’ten 2013 Türkiye’sine yani 90 yıl sonrasına bir göz attığımızda sizce şiddet anlamında bir farklılığımız var mı?  Ne yazık ki YOK! İşin doğrusu böylesine tatsız bir yazı yazmaya elim hiç varmıyor ama suskun kalmak da benim isyankâr kadın ruhumla bağdaşmıyor.  Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in yaptığı açıklamaya göre, 2012 Ocak ve Eylül ayları arasında 125 kadın hayatını kaybetmiş. Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü yürütücülüğünde 2008 yılında yapılan “Türkiye’de Kadına Yapılan Aile İçi Şiddet Araştırmasına”  göre eşi ve eski eşi  tarafından fiziksel şiddete maruz kalan kadınlarımızın Türkiye genelindeki oranı %39’muş! Kadınlarımıza fiziksel şiddetin uygulandığı bölgelerin dağılımları ise yüzdeleri ile şöyle sıralanıyor:

·        %53 Kuzeydoğu Anadolu;

·        %50 Orta Anadolu;

·        %48 Güneydoğu Anadolu;

·        %47 Orta-doğu Anadolu;

·        %43 Batı Karadeniz;

·        %42 Batı Anadolu ve Akdeniz;

·        %38 Doğu Karadeniz;

·        %36 Doğu Marmara;

·        %31 Ege;

·        %25 Batı Anadolu;

Ayrıca, en az bir kez fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalmış kadınlardan eğitimi olmayanların oranı yüzde 55,7, lise ve üzeri düzeyde eğitim alanların oranı ise yüzde 27’dir. Eğitim düzeyi yüksek olan kadınlar arasında bile, her 10 kadından 3’ü eşleri tarafından fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalmıştır. Kâbus gibi! Demek oluyor ki bu ülkede şiddete maruz kalmayan kadın neredeyse yok. Şiddet, otorite sağlamak amacıyla güç ve baskı uygulayarak kişinin bedensel veya ruhsal açıdan zarar görmesine neden olan bir davranış biçimi olduğuna göre, şiddet uygulayan kişilerin kontrol atlında tutulması gerektiğine inanıyorum. İyi de nasıl? Sesinin tonunda bile şiddet hissedilen bir başbakanın yönettiği bir ülkede yaşarken, kim sağlayacak bu oto kontrolü? Kadınların dövülme nedenleri ile ilgili fikri olmayanlara da hemen aşağıda bir liste sunacağım. Bakın görün hangi makul(!) sebeplerden dolayı dövülüyormuş kadınlarımız:

·        Kadının cinsel ilişkiye girmek istememesi;

·        Çocuk doğuramaması veya erkek çocuk doğuramaması;

·        Kadının fazla kilo aldığı iddiası;

·        Yemeğin tuzlu, yanmış, soğuk ya da güzel olmaması;

·        Erkeğin giysisinin iyi ütülenmemiş olması;

·        Erkeğin kapıda bekletilmesi, kapının geç açılması;

·        Kadının hasta olması, iyileşememesi;

·        Kadının erkeğinden izin almadan dışarı çıkması;

·        Çocuğunun başarısızlığı;

·        Sobanın yanmaması, evin soğuk olması;

·        Kadının boşanmak istemesi;

·        Çocuğun babasına benzememesi;

·        Kadının erkeğin başka kadınlarla olan ilişkisine karışması;

·        Çalışan kadının maaşının tamamını erkeğine vermemesi;

·        Kadının çalışmak istemesi;

·        Berdel evliliği reddetmesi;

·        Erkeğin işsiz kalması;

·        Ailenin ekonomik sıkıntı içerisinde olması;

·        Erkeğin tuttuğu takımın yenilmesi;

·        Erkeklerin kendi aralarındaki “maço erkek” tartışması;

·        Alkol, kumar ve benzeri kötü alışkanlıkları olan erkeklerin, kadınları tarafından uyarılmaları.

Bu saydığım sebepler, Şefkat-Der’in “Türk Erkekleri Kadınları Neden Döver?” başlıklı anketin sonuçlarından alınmıştır. Yani hiçbir şekilde kendi uydurmamın sonuçları değildir. Bir de kadına uygulanan şiddetin türleri de daha var sırada! Bakın bizim Türk erkeğimiz kadınlarımıza ne şekilde uyguluyor şiddetini: “Yumruk, tekme, sopa, kemer kullanarak, yüze, göze, kafaya, göğse, sırta ve dize vuruyor.” “Yüze, göze, asit, kezzap gibi yanıcı maddeler atıyor.” “Kaynar su, çay suyu, kahve suyu fırlatıyor.” “Yanan sigarasını çıplak vücutta söndürüyor.” “Bıçakla ve silahla yaralıyor” ve işin en garip tarafı bizim sindirilmiş kadınlarımız kaderlerine razı olmuşlar da sadece “çocuklarının, evde bulunan misafir ya da akrabalarının ve sokakta yabancıların önünde” bu şiddete maruz kaldıklarında çok üzüldüklerini belirtmişler. Haberlerde ve gazetelerin üçüncü sayfalarında her gün karşılaştığımız içler acısı şiddet ve cinayet haberleri ile ilgili yorum yapmıyorum çünkü hepiniz bu olaylara ziyadesiyle tanık oluyorsunuz.

Değerli okurlar, burada bir arıza, bir yanlışlık var ama kimde? Şiddeti uygulayan erkekte kesinlikle var da… Unutulmamalıdır ki erkekleri dünyaya getiren de kadınlardır.  İslâm dininde  “cennet anaların ayakları altındadır” denilmektedir. Burası da bir İslâm ülkesi olduğuna göre, acaba erkekler cenneti mi reddediyor, yoksa kadınları mı? Halide Edip Adıvar’ın dediği gibi “VURUN KAHPEYE!”

Etiketler : halide edip adıvar   vurmak   kahpe  

Yazara soru sormak için tıklayınız.
Yorumlar (3)
Egitimli bir cok ailenin, cocuklarini yetistirirken sen erkeksin, misyonuyla beslenerek buyuttugune sahit oldum.Her isin basi egitimdir dusuncesin de yuzde yuz ayni fikir paydasinda bulusuyoruz.Aileden, cevreden, toplumdan alinan kulturumuzden mi? Yoksa genlerimizden kaynaklanan bir olaymidir? Inanin adini, cevremde yasadiklarimin gozlemcisi olarak ben koyamiyorum! Istisnalar haric, yasadiklarimizi suzgecten gecirirken, bir seyler takilip kaliyor.Soy adimiz yurusun diyoruz, erkek isi degil diyoruz, evin diregi diyoruz...Fitilin yagi her dahim mevcut.Bizi yakana kadar gazlamaya devam ediyoruz.Kizli, erkekli ayni hayatin esitligin de yetistirilmek uzere...hayatin icinde yasanilan ciddi sorunlari yazan kaleminizin ucu hic kirilmasin.Emeginize saglik...
Ayşe ÇİMEN 15.12.2013 05:44:01

Cevap :
Bu değerli yorumunuza çok teşekkür ederim Ayşe Hanım. Var olun.
Güzel bir anlatımla Ülkemizin en büyük yarasına ve bugünlerde kadınlarımızın düşürülmek istenen konuma imza attığınız için sizi tebrik eder başarılarınızın devamını dilerim. Kaleminiz hiç eksik olmasın. Saygılarımla
Attila Saran 13.12.2013 14:32:40

Cevap :
Erkek gözüyle yaptığınız yorum, benim için çok kıymetli Attila Bey. Çok teşekkür ederim.
İslami değerler çarpıtılıyor ya da hep yanlış anlaşılıyor. Bu toplumu yetiştiren anneler olarak hatanın büyük payı bizde, çünkü 'o erkektir her şeyi yapar' mantığıyla erkek çocuklarını yetiştiriyoruz. Durum böyle olunca kadın hep ikinci planda ve ezilen olarak kalıyor. İslam'da günah işlendiğinde kadın ve erkek diye ayırım yoktur ancak toplumumuzda bir erkek, kadının yaptığı yanlışa düşünce normal karşılanıyor ancak kadın  o yanlışa düşünce namus cinayetlerine kadar varan sonuçlar ortaya konuyor.
aslis 13.12.2013 00:40:15

Cevap :
Maalesef Nazife Hanım. Değerli yorumunuzdan dolayı çok teşekkür ediyorum.
Yazı Hakkındaki Yorumunuzu Yazın
Ad Soyad E-posta
Yorum
Güvenlik Kodu S805YZ Güvenlik Kodunuzu soldaki kutucuğa yazınız.
peribebek
Yazarın Diğer Yazıları
 
23 Mayıs 2014 CANIMI ACITANLAR
 
17 Mayıs 2014 YÜREKLERİMİZİ DAĞLAYAN SOMA FACİASINA DAİR
 
13 Mayıs 2014 DENETİMSİZ MADEN KAZALARI
 
09 Mayıs 2014 ANNELER GÜNÜ
 
07 Mayıs 2014 42 YILIN ARDINDAN…
 
25 Nisan 2014 BİZ AYAĞIZ, ONLAR BAŞ
 
22 Nisan 2014 “23 NİSAN”A DAİR
 
19 Nisan 2014 ÇİKOLATA
 
16 Nisan 2014 MİŞ-MUŞ
 
05 Nisan 2014 30 MART 2014 PAZAR GÜNÜ ANKARA’DA BİRE BİR YAŞANANLAR
 
İçerik Yazar Konu
Sadece bu yazarın bloglarında ara
yazar odülleri
VİDEOLAR
Küçük resim
Tüm Videolar
UZMANLAR
Haldun Çıray Haldun Çıray
Köşe Yazarı
Bir Zamanlar Siyaset Vardi
Mehmet Necati ÇETİNER Mehmet Necati ÇETİNER
SGK UZMANI
EV KADINLARI !!!!!
Ezgi SORMAN Ezgi SORMAN
Spiritüel Yaşam Koçu
DOĞRU SORUYU SORABİLMEK
Kenan KOLDAY Kenan KOLDAY
Kişisel Gelişim
SORUYORUM,öyleyse varım
Şems Uzuneser Şems Uzuneser
YOGA ANTRENÖRÜ
Aydınlanma yolunda
Gülay Kaya Gülay Kaya
AVUKAT
ÜCRETSİZ AVUKATLIK HİZMETİ
YAZARLARIMIZ
Tayfun Karnaklı
İSKENDERİYE GÜNLÜKLERİ - Kertassi / 252. gün
Tayfun Karnaklı
yaprak ayan
migreni tetikleyen faktörler
yaprak ayan
tomris çakmak
BÜYÜMEYEN ÇOCUKLAR
tomris çakmak
HARUN   KORKMAZ
hadislerle işid fitnesi
HARUN   KORKMAZ
nazlıcan çiçek
SESSİZ GEMİ
nazlıcan çiçek
fahri küçük
13 Maddede Son Fenomen Muta (Müt’a) Nikahı Nedir?
fahri küçük
Anasayfa | Bize Ulaşın | Peri Yardım | Reklam | Peri Bebek - Kadın ve Anne Blog' u

© Peribebek Copyright 2013 İnternet sitesinde yer alan tüm metin, resim ve içeriğin hakları, kaynak veya aksi belirtilmedikçe Kale Mimarlık firmasına aittir. Peri Bebek Blog kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. Blog kullanıcı ve yazarlarının, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir.